|
|
|
Tarih : 08.07.2008 - 14:38:45 |
|
| Başbakan Recep Tayyip Erdoğan AKP Grubunda konuştu...
|
|
| |
"Hasan Doğan kısa zaman içinde milletimizin sevgisini kazandı. Vefatı
milletimizi derinden etkiledi. Hem spor camiasında onun zengin
kişiliğinin bıraktığı boşluğu doldurmak kolay olmayacaktır. Doğan'ın
yüzümüzü ağartan Milli Takım başarısını unutmak da kolay olmayacaktır.
Sayın Faralyalı'yı da ebediyete uğurladık. Kendi alanlarıyla hayatını
kaybeden önemli şahsiyetleri kaybederken bizi umutlu kılan ortak duygu
dünyamızın bir kez daha farkına vardık. Türkiye'nin millet olma ruhunu
bir kere daha değerlendirmeye ihtiyacı vardır.
Biliyoruz ki Türkiye son günlerde önemli bir süreçten geçiyor, bu
yüzden hepimize sorumluluk düşüyor. İçinden geçtiğimiz tarih süreceinde
yaşadığımız sancılar ekonomik değişim ve gelişmenin doğal bir
sonucudur. 150 yıllık değişim maceramız toplumdan gelen talep üzerine
yeni bir safhaya doğru ilerliyor.Sorunları anlamak için toplumdaki
değişim iyi kavranmalıdır. Siyaset toplumun dışında ürettiği bir
zeminde yürütülüyordu. Bugün bu siyaset anlayışını devam ettirmek
isteyen, siyaset içi ve dışı aktörler varlıklarını muhafaza etmektedir.
Buradaki mesele bakış ve algılama, ulaştığımız noktayı kavrayamama
meselesidir.
Son 5-6 yıldır Türkiye'nin dünya ülkeleriyle münasebeti arttı. Bugün
Türkiye'de demokrasi, hukuk ve özgürlük talebi toplumdan gelmektedir.
Toplumun talep ve beklentileri genişledi. Ancak bazıları eski siyasi
düşünce tarzlarının hala geçerli olduğunu düşürüyor. Bize göre siyaset
millete tepeden bakan toplumüstü bir faaliyet alanı değildir. Toplum
siyasetin sahibidir. Demokrasilerde meşruiyetin kaynağı millettir.
Muhalefet için de bu böyledir. Herkes hesap verebilmek durumundadır,
açık olmak durumundadır. Milletin onayından geçmemiş milli menfaat
tarifi yapılamaz. Toplumsal talepleri dışlayan bir siyaset siyaset
nitelemesini asla haketmez. Toplumdan yalıtılmış bir iktidar alanının
muhafazası değil toplumla birlikte toplumsal sorunları çözmektir.
AKP'nin siyasi rotası budur. Son zamanlarda parlamento çatısında yok
farzetme çabasında olanlar da var.
Bu çatının altına gelenler kendi gayretelriyle gelenlerdir, milletin
sesidir.Siyaseti toplumsal bağlarından koparmak isteyenler başarısız
olacaktır. Bu millet demokrasinin, hukukun gölgelenmesini istemiyor.
AKP olarak işimiz kraizden beslenmek değil çözüm üretmektir.
Hukukdışı yapılanmalardan Türkiye kurtulmalıdır ve esas görev
yargıdadır. Hükümet görevi yargıya adli kolluk hizmeti vermektir.
Eksikliğinden şikayet edilen siyasi irade hükümetimizde vardır. İşleyen
bir demokrasi hepimiz için olmazsa olmazdır.Demokratik laik sosyal
cumhuriyetimiz için eksik soruşturmayı eleştiren bir muhalafete
ihtiyacımız var.
Milletin vekiliyiz ve iktidarın gereği neyse yapmalıyız. Muhalefette
görevini bilmeli ve gereğini yapmalıdır. Demokratik siyasetimize asla
gölge düşürmeyeceğiz. İnsanımızın yüzünü güldürmeye devam edeceğiz.
Millet iradesinin yol göstereceğini herkes içine sindirmelidir. Biz
mafyanın, çetenin veya çetelerin avukatı değiliz. Yargının, savcının
yürütmeye verdiği görevi de yerine getiririz. İtalya'da temiz eller
operasyonu yapılırken bizde ne zaman yapılacak diye hayran hayran
bakanlar şimdi niye rahatsız oluyorlar. Başbakanın tabii ki bildiği
şeyler var, en az senin kadar bildiği şeyler var.
Yalan yanlış rakamlar veriliyor, resmi makamlara rağmen yanlış
yapılıyor. Biz hiçbir zaman bütün sorunları çözdük demedik. Son derece
şeffaf ve samimi bir şekilde hedeflerimizi ortaya koyduk. Geçen hafta
başında 2008 büyüme rakamları açıklandı. Yüzde 6,6 oranında büyüme
sağlandı. 25 çeyrek büyüme başarısı sağlandı. Bizden önce ortalama
büyüme yüzde 3 şimdi iki katından fazla. 2008 sonunda kişi başına 10000
doları aşmış olacağız. Bütün bu gelişmeler Türkiye'nin ihitiyaç
duyduğu istikrarın sonucudur. Bunlar başlangıştır ve Türkiye daha iyi
günleri görecektir. Yoksuluk, yasaklar ve yolsuzlukların önüne
geçeceğiz dedik. Bu üç en büyük darbeyi bizim dönemimizde yemiştir.
İşsizlikte, faizler, enflasyonda, üretim, yatırım ve ihracatta daha
iyilerini yapmalıyız. Türkiye'yi büyütmek için gecegündüz çalışıyoryuz.
Biz geldiğimizde hiracat 36 miklyar dolardı. Haziran sonu itibariyle
162 milyar 123 milyon dolar oldu. Üç yılda 5,5 kattan fazla arttı.
İstiyoruzki 124 milyar az desinler. 124 milyarmış diyorlar, yetkili
organalr var gider sorarsın. Biz bizi eleştirsin, yol göstersinler
istiyoruz. Ama öyle birşey yok. Milletin güncel sorunlarıyla ilgili
projeleri yok. Gerilim üzerine, durdurma üzerine, bozma üzerine siyaset
tutturmuşlar. Takdir istemiyoruz sandıkta millet zaten takdir ediyor
bari engel olmayın. Resmi rakamlar var, kamunun borç stoku ilk defa
gerilemeye başladı. Net borç stokumuz 240 milyara geriledi. Benim oğlum
bina okur, döner döner bida okur. Anlamıyorlar.
TOKİ konut yetiştiremiyor. Müracaatlar çok fazla. Demek ki birşeyler
iyi gidiyor. Türkiye'nin ekmeğini büyütmeye devam ediyoruz. Türkiye
için yarınlar bugünlerden daha aydınlık olacaktır. İl il açılışlar
devam ediyor. Bu kadar açılıştan haberleri yok. Döneminizde ne yaptınız
diyenlerin açılan barajlardan haberi yok. Milletim biliyor ki; güneş
balçıkla sıvanmaz. Biz size güveniyoruz, sizde seçtiğiniz bu kadroya
güveninizi devam edin. "